8 Aralık 2008 Pazartesi

Bayram

Bayramlar pek bir sevimsiz gelir oldu ana. Çocukluğumdan hafızama yazılmış manzarlar yok artık; Kalabalık ve uzun süren yemekler... Bol kahkaha, sevgi dolu, sıcacık bir aile ortamı. Kurban, et falan boşverin bunları asıl olan ailelerin biraraya gelmesidir bayramlarda. Şimdi dünya ile birlikte biz de değişiyoruz. Yoğunuz bir kere. Bayram mesajlarını topluca cep telefonumuzdan gönderiyoruz. Aramaya vaktimiz yok. Zaten bu uzun tatilleri aile ile olmak için değil tatile kaçabilmek için fırsat olarak görüyoruz. Kucaklaşmaya, kahkahalara, gerçekten samimi sofralara yer yok artık. Onun yerine ailecek gidilen 'brunch'lar var. Üniversite yıllarında "hayatta bu dünyaya çocuk doğurmam" diyen ben şimdi çocukluğumdaki bayram sofralarını arar oldum. O içtenlik, samimiyet yok. Hep maske hep maske...
Merak ediyorum bizim çocuklarımız neleri özleyecekler. En çok neyin yoksunluğunu çekecekler acaba. Onlar da bizim gibi, hatta bizden kat kat fazla bir şekilde seçenekler içinde boğulacaklar ve eskiye özlem duyacaklar mı?
Görevmiş gibi yapılan bayram ziyaretlerindense içinden geleni yapmanın en doğrusu olduğunu düşünüyorum. Yani ya anneannelerimiz gibi özenli ve içten olalım ya da olmak istemiyorsak da öyleymişiz gibi görünmeyelim lütfen.
Ne saçma bitirdim yazıyı... neden yazdım ben de bilmiyorum:)

5 yorum:

Turkuaz Deniz dedi ki...

soyle desem mi aceba???
Geliniz ve bir de buralari gorunuz o zaman, geliniz ve uzun uzun herkeslerden uzak yasayiniz efenim. O zaman belki azicik da olsa eskilerden bir seyler hatirlatan, kirinti kadar minnacik seylerin dahi kiymetini bilirsiniz.
Soylemek istedigini cok iyi anliyorum ama beterin beteri var diyerek sonlandirayim sozu.
Siz de bayramlarda mesaj cekmeyiniz, gelen mesajlara cevaplar vermeyiniz ama:) Arayin:)

Brajeshwari dedi ki...

Öyle Özgür bizde de durum..3 kapı yapıp, 4.kapıda yorulduk diyoruz..Ama ne eksildi bilmiyorum. Cocugum olsa öğrensin diye belki bu ziyaretleri onun adina yapardim ama bir türlü o ruhu yakalayamiyoruz..

Ozgur dedi ki...

Çünküüüü biz gönlümüzdekileri söyleyemiyoruz. Çünküü ailelerimizi bir arada tutan şey aslında bir tuhaf samimiyetsizlik hali bazen. Çünkü gerçekten ne düşündüğümüzü ve hissettiğimizi çok az söylüyoruz. Çünkü aileyi geçiştirmek için kullanıyoruz. Çünkü birbirimizi dinlemiyoruz. Nasılsın, iyisin iyi diyoruz. Gerçekten ilişki kuramıyoruz.

Bilmiyorum ya da bana öyle geliyor. Aslında sevdiğim akrabalarım davet ettiler akşam yemeği için. Gitmemek için akla karayı seçtim ve neden gitmiyoruz diye sorunca bunları buldum ben. Ananem olsa koşarak giderdim. Ama samimi gelmiyor. Bir yanı yabancı. Belki. Belki bir adım daha atsan kırılır o soğukluk, o mesafe. Ama insanın hergün hali yok ki. Yapamıyorum otomatik konuşmaları, gündelik lafları söylemeyi beceremeyip mahsun oluyorum hep!

Belki şuna dikkat etmek lazım. Görüşmek istediğimiz akrabalarımız da var, görev değilken de. Neden onları isteyip, diğerlerine mızlanıyoruz neden? Bir nedeni olmalı.

sevgiler
özgür

defneyleyasamak dedi ki...

5 bayramdir ayni bahaneleri uyduruyorum, zerre gitmek istemiyorum,sirf adi bayram diye gitme gorme konusma sohpet muhabbet etme zorunlulugum olsun istemiyorum normal gunde aklima bile gelmeyen akrabamla.erteliyorum.belki de tatile kacislar sirf bundan...isin kolayina kacmaktan.. Bu bayram toplu mesaj cekmedim mesela.gercekten onemli bir avuc kimseyi aradim; sirf sesini duymak icin...cok karmasik ozgur bu hisler, bayramda insan daha bir sorgular oluyor iliskilerini sankii...

PrimaRima dedi ki...

Kızım beni bayram sabahı anne baaayyaaam anne bayyyaam diye sevinç ile uyandırdı ve ben sadece evet anneciğim bayram diyebildim.Anlamadığı halde öyle sevinç içinde idiki.Ne zannetti acaba diyorum.Bizden duyduğu ve ezberlediği bu sözcüğü ne zannetti acaba?Ve ben ne kadarda hevessizim bildiğim halde ne olduğunu.Ne kadar anlamsız geliyor bana şimdi bu zamanda yaşadığımız bayramlar.Aile büyükleri bir biir terk ettikden sonra bu dünyayı böyle oldum herhalde diyorum.