Sonbaharın gittikçe yaklaştığı bugünlerde içim kıpır kıpır. Yine değişim sinyalleri başladı benim bünyede. Değişim rüzgarı ılık ılık esmeye başladı yüzüme. Henüz uzakta ama gittikçe yaklaşıyor biliyorum. Her yıl Aralık ayına yaklaşırken, bu genelde Eylül'de başlıyor bende, hayatımda mutlaka bir değişim, yenilik, bir kırılma noktası oluyor. Önceleri bu durumun farkında değildim fakat kişisel gelişim konularına merak sardığımdan beri tarihler ve dönemler tabiki büyük önem taşıyor benim için. Bir gün oturdum kağıda döktüm hayatımdaki dönüm noktalarını. Gerçekten de inanlılır gibi değildi. Hepsi Eylül-Aralık dönemine denk geliyor. Tabiki bu durumun astroloji, doğum tarihim, doğum saatim ile mantıklı bir açıklaması var. Yıldızların, gezegenlerin durumu bizleri çok etkiliyor ama bu başka bir yazının konusu. Hatta astrolojiden iyi anlayan birinin yazması gereken bir konu benim değil:)) Yakın zamanda bunu araştırıp, öğrenip sizlerle paylaşabilirim belki...
Neyse benim asıl anlatmak istediğim kendimde hissettiğim bu değişim arzusu. Aslında bu Kuantum'dan sonra daha da perçinlendi. Kuantum terapisinden sonra bana olan her ne ise harika! Nasıl bir genişlik, nasıl bir vurdumduymazlık geldi... dünya umrumda değil. Aslında çok ayrıntılı bir şekilde bu terapinin hayatıma etkilerini yazacağım önümüzdeki günlerde de. Çünkü yazdıkça paylaştığımı, paylaştıkça da çoğaldığımı, geliştiğimi, ürettiğimi hissediyorum ve bu his beni çok mutlu kılıyor. Kendimle tam anlamıyla mutluyum bugünlerde. Öfkeden deliye dönebileceğim anları ya gülerek atlatıyorum ya da öfkemi olabildiğince ifade ederek çıkarıyorum içimden ve rahatlıyorum. Yani içimde tutmuyorum ya da başka birine, başka birşeye yansıtmıyorum.
Doğa ile hayat daha da eğlenceli oldu. Ben sakin, mutlu iken o daha da mutlu. Ben kararlı olunca o daha da anlayışlı. Ben çocuk olunca o daha da coşkulu...
Evimizi düzenliyoruz biz bugünlerde kızımla. Evimizin her köşesini yenliyoruz, düzenliyoruz, giymediklerimizi ihtiyacı olanlara veriyoruz, eşyalarımızın yerini değiştiriyoruz...sürekli bir toplanma halindeyiz. Bu ne zamana kadar sürer bilmem ama hani sanki yeni bir şehre taşınmışız gibi bir heyecan var içimde. Doğa da bu heyecandan nasibini almış olsa gerek ki sürekli peşimde o da bana yardımcı oluyor. Tabiki bu toplanma işlerine bayılıyor. Birsürü ıvır zıvır, oyuncak olmayan şeylerle oynamak ne de olsa onun en en büyük zevki.
Biz Sonbaharı tertemiz, eskilerden kurtulmuş, yenilere yer açmış bir şekilde kaşılayacağız.
Hadi gelsin artık bekliyoruz...
Kuantum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kuantum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Eylül 2008 Pazartesi
23 Ağustos 2008 Cumartesi
Okul hevesi
Bugün okullu olduk. Eylül itibariyle Doğa Gymboree'ye başlıyor. O da ben de çok heyecanlıyız! Sanırım artık okullu olma vakti çoktan gelmişti ki bunu zaten bugün Gymboree'de geçirdiğimiz 1 saat içerisinde anladık. Doğa kendini öyle kaptırdı ki "Benim okulum burası kalırım ben burada" dedi. Bize el salladı ve gitmemizi söyledi. Tabii büyük ihtimal bırakıp gitsek 15 dk. sonra beni arayacaktı ama yine de orayı sevdiğini bu şekilde ifade etmesine bayıldık.
Eylül'de yeni bir dönem başlıyor bizim için anne-kız. Biraz fazla sosyalleşiyor olacağız ve de ikiz kardeş yapışık durumlarımız biraz olsun düzelecek sanırım. Turuncu Gymboree çantası omuzunda Doğa evin içinde turlar atıyor. Çocuklar yeniliğe ve değişime ne kadar açıklar aslında. Hepimiz böyle doğuyoruz, sonra bir şekilde, bir an geliyor kapatıyoruz kendimizi kendimize. ve sonra herşey aynı olmaya, sürekli aynı olaylar başımıza gelmeye başlıyor. Ne zamanki olumsuzluklar her tarafımızı sarıyor ve biz dibe vuruyoruz işte o zaman düşünmeye başlıyoruz ben nerede yanlış yaptım diye. İşte Kuantum da taaaaa çocukluğunuza dönüyorsunuz. Ve de nerede kendinizi kitlediğinizi buluyorsunuz terapistinizle birlikte. Sonra ise kodlamanız değişiyor yani hayat seçimleriniz farklılaşıyor. Değişime ve yeniliklere direnmeyi bırakıyor, bütün kapılarınızı açıyorsunuz.
İşte bu yüzden artık Doğa ile iletişim halinde olduğum her an, gerek kullandığım dile gerek davranışlarıma dikkat etmeye çalışıyorum. O da kendini kapatmasın, değişimden korkmasın, hayal kurmayı öğrensin, hayallerine inansın, hayalleri için savaşsın istiyorum. Birşeyi istediğinde, gerçekten çok güçlü istediğinde olacağına inansın istiyorum. Sınırları olmasın hayallerinde, zihninin oyunlarına düşmesin, duygularına kilit vurmasın, aklını doğru zamanda doğru yerde kullansın istiyorum. Çok mu şey istiyorum? Bilmem ki...çocuk sahibi olmak böyle birşeymiş...
Eylül'de yeni bir dönem başlıyor bizim için anne-kız. Biraz fazla sosyalleşiyor olacağız ve de ikiz kardeş yapışık durumlarımız biraz olsun düzelecek sanırım. Turuncu Gymboree çantası omuzunda Doğa evin içinde turlar atıyor. Çocuklar yeniliğe ve değişime ne kadar açıklar aslında. Hepimiz böyle doğuyoruz, sonra bir şekilde, bir an geliyor kapatıyoruz kendimizi kendimize. ve sonra herşey aynı olmaya, sürekli aynı olaylar başımıza gelmeye başlıyor. Ne zamanki olumsuzluklar her tarafımızı sarıyor ve biz dibe vuruyoruz işte o zaman düşünmeye başlıyoruz ben nerede yanlış yaptım diye. İşte Kuantum da taaaaa çocukluğunuza dönüyorsunuz. Ve de nerede kendinizi kitlediğinizi buluyorsunuz terapistinizle birlikte. Sonra ise kodlamanız değişiyor yani hayat seçimleriniz farklılaşıyor. Değişime ve yeniliklere direnmeyi bırakıyor, bütün kapılarınızı açıyorsunuz.
İşte bu yüzden artık Doğa ile iletişim halinde olduğum her an, gerek kullandığım dile gerek davranışlarıma dikkat etmeye çalışıyorum. O da kendini kapatmasın, değişimden korkmasın, hayal kurmayı öğrensin, hayallerine inansın, hayalleri için savaşsın istiyorum. Birşeyi istediğinde, gerçekten çok güçlü istediğinde olacağına inansın istiyorum. Sınırları olmasın hayallerinde, zihninin oyunlarına düşmesin, duygularına kilit vurmasın, aklını doğru zamanda doğru yerde kullansın istiyorum. Çok mu şey istiyorum? Bilmem ki...çocuk sahibi olmak böyle birşeymiş...
22 Ağustos 2008 Cuma
Sabrım sınanıyor
Bodrum'dan geldiğimizden beri Doğa ile savaş halindeyiz. Hoş Bodrum'da da ayrı bir savaş halimiz söz konusuydu ama buraya geldik yine birşey değişmedi. Bir de defa daha anladım ki ne tatil öncesi, ne tatil anları ne de tatil dönüşü hepsi aynı aslında çocukla hiçbir farkı yok. Yani hep bir mücadele içerisindesiniz. Hele bir de 2 yaş sendromu ile başa çıkmaya çalışıyorsanız işiniz iş. Bu koşusturmaca içerisinde yaklaşık 1,5 aydır nefes yapamıyorum doğru dürüst. Tatile gitmeden önce kuantum terapisi yapmıştık Esra ile. Bu terapi zaten beni yıktı geçti halen etkileri sürmekte...Şaka bir yana hayatıma ahenk geldi sanki. Aslında bu durumu kelimelerle anlatmak çok zor. Anlamsızca mutlu oluyorsunuz işte sürekli... ancak böyle açıklanabilir. Sinirlendiğiniz de ya da üzüldüğünüzde ise dibine kadar gidiyorsunuz. Her türlü duygunun içine tam anlamıyla girip hayatınıza neyi çekip neyi çekmek istemdiğinizin farkına varıyorsunuz. Seçim sizin...
Tatil dönüşü bir de Şanal Günseli'nin "Kuantum Sıçrama" kitabını okudum. Kitapla birlikte taşlar daha bir yerine oturdu. tavsiye ederim. Çok yalın anlatımlı bir kitap.
Herneyse nereden geldim buralara, oysa ki Doğa'yı anlatmak için başlamıştım yazmaya. şu 1,5-2 aydır öyle bir dönem yaşıyoruz ki Doğa ile...çok garip bir şekilde hayatımda hiç bu kadar beni kimse sinirlendirmemişti. Hani inadın da daha ne kadarı olabilir bilmiyorum. Şu birkaç gündür ise farkına vardım ki sakin kalıp, tepkisiz durdukça yani sinirlenmemeyi başarabildikçe çocuk daha bir uysal oluyor. Bunun farkına varmak bu kadar mı zor derseniz evet 2 yaşında bir çocukla gerçekten de zor. Her dediğinizin tersini yapmak isteyen, sabrınızı sınayan biri var karşınızda sürekli. Meğersem ne sabırlı insanmışım kendimle gerçekten de gurur duyuyorum bugünlerde:))
23 Temmuz 2008 Çarşamba
Kuantum düşünce tekniği ile sonunda tanıştım
Einstein, Kuantum Teorisini bulduğunda mutluluğun formülünü çözdüğünün farkında mıydı bilmiyorum ama bugün Kuantum teorisi tüm dünyada beyin gücümüzü ve benliğimizi keşfetmek amacıyla kullanılıyor. Latince "Quanta", yani "kaç" sözcüğünden gelen Kuantum, atomların sıçrayışı ve bir yerden bir yere kaçışını ifade ediyor. Atomların hareketlerini incelerken, belli bir noktadan sonra hareket ve kütlelerinin neye göre değişiklik gösterdiğini çözümleyemeyen bilim adamları, beyindeki hareketliliğin yani düşüncelerin de kendi gönderdiğimiz enerjiye göre oluştuğunu görüyor. Yani beynimiz, Kuantum alanına gönderdiğimiz enerjiye göre yeni ve farklı düşünceler üretiyor. İçimize kapanıp negatif enerjiyle yüklendiğimiz zaman beynimiz kısırdöngüler ve tekrar eden düşünceler üretmekten öteye gidemiyor. Beynimizde oluşan Kuantum sıçraması daha önceki düşüncelerimizin dışına çıkıp yeni bir şey oluşturmamızı sağlıyor.
Kuantum Düşünce Tekniği üzerine bir kitap yazan ve bu konuda seminerler düzenleyen Şanal Günseli, Türkiye'de bu tekniğin uygulayıcılarından. Geçtiğimiz günlerde bu tekniği bizzat deneyimledim. Şanal Günseli’nin öğrencilerinden olan Kuantum Terapisti arkadaşım Esra Ekren ile bütün bir gün süren bireysel bir Kuantum terapisi yaptık. Günün sonunda bir defa daha anladım ki insanın kendisiyle ilgili öğrenebileceklerinin ve içsel yolculuğunun sınırı yok.
Kişiye özel olarak birebir yüzyüze yaplan Kuantum Terapisi tam günlük çalışmayı içeriyor. Hayatınızdan çıkarmak istediğiniz tüm olumsuz düşünceleri olumluya dönüştürme, bağımlılıklardan arınma, oluşturmak istediğiniz kimlik ve hayatınızın tümünde bolluk-bereket-sağlık ve huzuru sağlama konularında hızlı, ve kalıcı bir çalışma programı.
Şanal Günseli, http://www.kuantumyasam.com/ sitesinde bireysel kuantum çalışmasını ayrıntılı olarak anlatıyor.
UCLA’dan teorik fizik üzerine doktorasını almış olan, Discovery Channel’ın “The Know Zone” ( Bilgi Kuşağı) serisinin vazgeçilmez fizikçisi, Ulusal Kitap Ödülü kazanmış on iki kitabı bulunan, Dr. Kuantum diye anılan Fred Alan Wolf, “Büyük Fikirlerin Küçük Kitabı” adlı kitabında kuantumu oldukça yalın ve net bir şekilde anlatıyor: “Hayatımızdaki hareketlilik bazen karmaşık görünebilir. Ancak karmaşık değildir. Dev bir dalga gibi hareket eder ve biz de tam onun üzerinde dururuz. Eğer dalgayı kontrol etmeye çalışırsak, kendimizi onunla savaş halinde buluruz. Eğer sadece dalganın üzerinde kalmayı öğrenirsek, bu sefer de onun kurbanı oluruz. Fakat bir seçeneğimiz daha vardır: Dalganın hareket kurallarını kavrayabilir ve üzerinde başarılı bir biçimde sörf yapmayı öğrenebiliriz.”
İnfomag Dergisi Temmuz sayısı köşe yazımdan alıntıdır.
Kuantum Düşünce Tekniği üzerine bir kitap yazan ve bu konuda seminerler düzenleyen Şanal Günseli, Türkiye'de bu tekniğin uygulayıcılarından. Geçtiğimiz günlerde bu tekniği bizzat deneyimledim. Şanal Günseli’nin öğrencilerinden olan Kuantum Terapisti arkadaşım Esra Ekren ile bütün bir gün süren bireysel bir Kuantum terapisi yaptık. Günün sonunda bir defa daha anladım ki insanın kendisiyle ilgili öğrenebileceklerinin ve içsel yolculuğunun sınırı yok.
Kişiye özel olarak birebir yüzyüze yaplan Kuantum Terapisi tam günlük çalışmayı içeriyor. Hayatınızdan çıkarmak istediğiniz tüm olumsuz düşünceleri olumluya dönüştürme, bağımlılıklardan arınma, oluşturmak istediğiniz kimlik ve hayatınızın tümünde bolluk-bereket-sağlık ve huzuru sağlama konularında hızlı, ve kalıcı bir çalışma programı.
Şanal Günseli, http://www.kuantumyasam.com/ sitesinde bireysel kuantum çalışmasını ayrıntılı olarak anlatıyor.
UCLA’dan teorik fizik üzerine doktorasını almış olan, Discovery Channel’ın “The Know Zone” ( Bilgi Kuşağı) serisinin vazgeçilmez fizikçisi, Ulusal Kitap Ödülü kazanmış on iki kitabı bulunan, Dr. Kuantum diye anılan Fred Alan Wolf, “Büyük Fikirlerin Küçük Kitabı” adlı kitabında kuantumu oldukça yalın ve net bir şekilde anlatıyor: “Hayatımızdaki hareketlilik bazen karmaşık görünebilir. Ancak karmaşık değildir. Dev bir dalga gibi hareket eder ve biz de tam onun üzerinde dururuz. Eğer dalgayı kontrol etmeye çalışırsak, kendimizi onunla savaş halinde buluruz. Eğer sadece dalganın üzerinde kalmayı öğrenirsek, bu sefer de onun kurbanı oluruz. Fakat bir seçeneğimiz daha vardır: Dalganın hareket kurallarını kavrayabilir ve üzerinde başarılı bir biçimde sörf yapmayı öğrenebiliriz.”
İnfomag Dergisi Temmuz sayısı köşe yazımdan alıntıdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)